Yıkılan Evler Yitmeyen Hafıza

İçindekiler

Yıkılan Evler Yitmeyen Hafıza

Dikkat: Kimliksizlik Öldürür!

Küçükbakkalköy’de 19 Temmuz 2006’da gerçekleşen ilk yıkımlardan birkaç hafta sonra, mahalle civarında yaklaşık 30 Roman aile evsel ve inşaat atıkları arasında kurdukları derme çatma barınaklarda yaşamaya devam etti. 23 Kasım 2006’da ise bölgedeki tüm barakalar yerle bir edildi. Buldozerlerin yıkmadığı tek ev, Roman olmayan bir aileye aitti (Uzpeder,
2008). Küçükbakkalköy’deki kentsel dönüşüm, Romanların yalnızca yapılı çevresini ortadan kaldırmadı; yakınlarını, sağlıklarını, gelir kaynaklarını, çocukluk anılarını, kültürel
değerlerini ve mekânsal hafızalarını da tahrip etti. Yıkılan 256 ev, bir sayıdan ibaret değildi; binlerce insanın emeğini, yaşam umudunu ve hayat hikâyesini temsil ediyordu.

Bu hikâyelerden biri de Hüseyin Gani’ye aitti. Hacer Foggo’nun aktardığı anlatıya göre Gani’nin yaşadıkları şöyleydi (anlatıda kurgusal isimler kullanılmıştır):

19 Temmuz 2006’dan önce Hüseyin Gani’nin kırmızı boyalı bir gecekondusu, hayata tutunduğu dört çocuğu ve canı kadar sevdiği eşi vardı. 19 Temmuz sabahı kırmızı boyalı gecekondu yerle bir edildi. Hüseyin’in eline bir metrekarelik bir çadır ve üç beş kuruş para verildi; çocukları ise başka illerde, başka çadırlarda yaşamak zorunda kaldı. Çok sevdiği eşi yaşananlara dayanamayarak psikolojik sorunlar yaşamaya başladı. Daha yıkımın tozu dağılmadan bir aile dağılıverdi.

Bitti mi? Bitmedi.

1 Nisan 2010’a gelindiğinde Hüseyin Gani, Ataşehir Kaymakamlığı’nın yalnızca 50 metre arkasında, bir metrekarelik çadırında, yaptığı sayısız yardım başvurusuna rağmen açlıktan öldü. Doktor raporunda ölüm nedeni açlık ve bakımsızlık olarak belirtilse de yetkililere göre Gani âdeta bir 1 Nisan şakası gibi “kimliksizlikten” ölmüştü. Ölümünün ardından yapılan açıklamada, “Kimliği olmadığı için yardım edemedik” denildi.

Kimliği olmadığı için yardım edemeyenler, kimliği olmadığı hâlde evini yıkabilmişlerdi.

Yazan: Sergen Gül

Yıkımlardan sonra Hüseyin Gani’nin kaldığı çadır. Kaynak: Ensonhaber, 2010